{ margin-top:0px; position: relative; top: -50px; }

Dr.SCHACHT II

Yazar ali ikizkaya 29.12.2010 Circa

Mustafa Kemal Atatürk ilk kez 1930 yılında Dr. Schacht ile irtibata geçer ve kendisini Türk Merkez Bankasının kurulması için Türkiye'ye davet eder. O dönemde Dr. Schacht Alman Merkez Bankası(ReichBank) ın başındadır. Dr. Schacht Türkiye'de bir merkez bankasının kuruluşu için gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle bu daveti kabul etmez. Bu davetiyenin kabul edilmemesine rağmen Atatürk Merkez bankasının acilen kurulması için gerekli emri verir. Zira iktisadın bir bilim dalı olduğunun ve ciddiye alınmasının gerekliliğine inanmaktadır. Genç Türk Cumhuriyetinin ufukta beliren ikinci dünya savaşından kaçan yahudi bilim adamlarıyla talihe dönüşen akademik yapılanmasında önemli bir kısım eksiktir. Yurda gelen onca bilim adamının içinde tıp, biyoloji, fizik, kimya alanlarında uzmanlar olmasına karşın iktisat ve ekonomi alanlarında bilim adamları yoktur.
Bu ortam içersinde Türkiye ve dünya yavaş yavaş Almanya'nın çekeleştirmesiyle İkinci Dünya Savaşına doğru sürüklenmektedir. Genç Türkiye Cumhuriyeti ise kendi gelişimini ve yapılanmasını sürdürebilmek için tarafsızlık politikası izlemektedir. Muhtemel savaşa taraf olabilecek ülkelere uzak durur gözükürken onların Türkiye tarafından karşılanabilecek maden ve cevher ihtiyaçlarını da karşılamaktan geri kalmaz. Tarihler 1936 yılının eylülünü gösterirken Dr.Schacht Hitlerin yanında yer alarak Nazi kabinesinin en önemli adamı ve Hitlerin Maliye bakanıdır artık. 1936 Eylülünde Dr.Schacht Hitlerin savaş içindeki politikalarına işaret edecek Kafkasya güzergahında, bir dizi ülkeye ziyarete çıkarak. Bulgaristan, Romanya dan sonra Türkiye'ye de gelir. Almanya, Türkiye'nin tarafsızlık politikasından hoşlanmamakta ve Türkiyenin kendi yanında yer almasını istemektedir. Türkiye'nin direncini kırmak ve gözdağı vermek için Dr.Schacht'ın ziyareti esnasında yeni nesil bir Alman zırhlısı olan Emden de İstanbul limanını ziyaret eder. Dr. Schacht Ankarada Atatürk ile görüşmesine rağmen Atatürk ün kararı kesindir ve Türkiye savaş dışı kalacaktır. 1935 ten beri sağlığı iyi olmayan Atatürk'ün aklında halledilmesi gereken iki madde vardır. Birincisi Türkiye'nin savaşın dışında kalması ikincisi ise Hatay meselesidir. Hatay hayatına mal olacak ama Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kalacaktır.
1938'in 10 Kasımında başlayan Türkiyenin sonbaharı 1939'ta savaşın patlamasıyla kışa dönüşüverir. Türkiye Cumhuriyeti ise açıkça genel bir seferberliğe hazırlıksız olsa da seferberlik ilan eder. Ekonominin ciddiye alınmamış ve bilenlerin olmaması yüzünden Varlık Vergisi gibi sosyal facialara sebep veren bir dizi alel acele kanun çıkartılır. Tüm halkın ve çiftçinin elindeki alınıp silolara toplanır. Karaborsa başını alıp yürür. Savaşın sona ermesiyle birlikte halkın elinden alınanlar depolarda çürüyüp gitmiş ve plansızlıktan Türkiye Cumhuriyeti maliyesi iflas bayrağını çekmiştir. Türkiyede ne halkı ne de askeri besleyecek kaynak kalmamıştır savaşın bitiminde. Türk devlet adamları ise bir süre sonra durumun farkına varıp paniğe düşerler ve de bu durumdan çıkış için çareler aramaya. İkinci Dünya Savaşından Avrupa ülkeleri bitmiş vaziyette çıkmışlar ve kendi dertleriyle uğraşmaktadırlar.
Dr. Schacht ise savaşın bitiminde müttefik kuvvetler tarafından Batı Berlin'de tutuklanarak yargılanmaya başlanmıştır. Amerikalılar kendisine ekonomist ve baba tarafından ABD tabiyetli oluşu ve bu serinin ikinci
yazısında belirttiğim ilişkileri yüzünden sert davranmazlar. Yargılanmasını takip eden çok kısa bir cezaevi sürecinden sonra 1948'te serbest kalır. 1949'ta ise Dr. Schacht tekrar Alman Bankalar Birliğinin başında ve gelişmekte olan ülkeler ile ilgilenmektedir. Dr. Schacht dikkatini özellikle yakın doğu ve uzak doğudaki ülkelere odaklamıştır. Kişisel meraklarından ötürü de sık sık Endonezya yolu üzerinde Kahire'de kalmaktadır. Mısır devleti kendisine Kahire'nin biraz dışında saray yavrusu bir ev tahsis etmiş, o da zaman zaman Mısıra ekonomik konularda tavsiyelerde bulunmaktadır. Dr. Schacht dünya kauçuk kaynağı üzerinde önemli bir yere sahip olacak Endonezya Kalkınma Bankasının kurulmasıyla uğraşmaktadır. Tam burda savaştan bitik çıkmış Almanya'nın Endonezya'nın kalkınma derdine düşmüş olma çelişkisine dikkatinizi çekmek isterim. Bunun nedenini ise bu serinin ikinci yazısında yazmıştım. Savaşın sonunda ise Batı dünyası tarafından feci bir şekilde kazıklanmış ve Batıya karşı güveni bir daha hiç düzelmeyecek şekilde zedelenmiş yeni bir emperyalist güç dünya tarih sahnesine çıkar. Adı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yani Rusya dır. Rusya 17 Ekim Devrimi öncesi kanında hep var olan emperyalist politikalarına geri dönüş yapar Stalin ile birlikte. Türkiye'nin durumu ise vahimdir. Emperyalist Rusya ve bitmiş Avrupa arasında tamamen yalnız ve iktisaden çok zor durumdadır. Dünya sahnesindeki ikinci emperyalist güç ABD ise başkan Wilson'ın fikirleri yüzünden Türkiye'ye tamamen uzaktır. Bu durumun farkında olan Rusya ise 1945'te Türkiye'yi savaşla tehdit ederek Kars, Ardahan ve Van'ı Türkiyeden ister. Türkiye Cumhuriyeti savaştan kazasız belasız çıkmayı ümit ederken ...

Son bölümü yılbaşından önce yayınlayacağım.



edit post

7 yorum:

  1. Sevgili Ali Kardeşcim; Aydınlatıcı yazı dizinizi geniş bir zamanımda tekrar okuyacağım.

    Mutlu yıllar. Yeni yılda herşey gönlünüzce olsun.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Ne yaman çelişkiler var.
    Dr.Schacht gerekli şartlar yok diye Atatürk'ün Merkez Bankası teklifini reddediyor; ama sonrasında hiç utanmadan 2.Dünya savaşında onların yanında olmamız istenebiliyor. Ayrıca neden Endonezya'nın kalkınmasının derdime düşmüş çok belli..

    Devamını merakla bekliyorum sevgili Ali Bey...
    Ellerinize sağlık...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Çınar Kız !
    Bir an için çocuk olduğumuz aklıma geldi de böyle dedim. Yine de çocuk olsaydık adın Çınar olduğun için en büyüğümüz sen olurdun galiba.
    Bu yazının okuması konusunda haklısın. Parça parça olunca zor oluyor. İnsan tekrar gelip baştan bir bütün halinde okumak istiyor.
    Yeni yıl, 2011 kapının önüne çok güzel şeylerden bolca yığsın ve sana bir öncekini unuttursun.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  4. Sevgili Zeugma !
    O kadar çok çelişki ve o çelişkileri bize karmaşık gösteren planlar varki altında. Savaştan sıfır çıkmış bir ülke uzak doğuyla ilgileniyor hem de ekonomik anlamda.
    Dediğin gibi bu ne yaman çelişki anne.
    Sen de sevgiyle kal ve 2011 de senin kapını şans, mutluluk ve sağlıkla kırsında sen de huzurdan baygınlık geçir..

    YanıtlaSil
  5. Son derece aydınlatıcı bir yazı...ve sanırım bende deha dingin bir zamanımda yeniden okuyacağım bu yazı dizinizi...çok teşekkürler bu özel araştrma ve titizlik gerektiren yazı seriniz için...

    Ellerinzie sağlık....
    -----
    2011'de her şey gönlünüzce olsun...
    sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir yıl dilerim...
    Sevgiyle ve esenlikle kalın...

    YanıtlaSil
  6. Sevgili Esmir !
    Sen de son derece haklısın parça parça yazılınca sizin tarafınızda da kopuk kopuk oluyor. Son bölüm kaldı, onu da yayınlayınca daha saklı ve akıcı okuyabilirsin.
    Temennilerin için teşekkür ediyorum. Senin için de güzel bir yıl olsun.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  7. Sevgili Ali Bey;
    Çok teşekkür eder, ben de sizin yeni yılınızı kutlarım..
    2011'in her günü tam da istediğiniz gibi geçsin, tüm umutlarınız gerçeğe dönüşsün...
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil

Sevgili Okuyucu!
Burada yazılanların tamamı birbirimize kimi zaman buruk kimi zaman ise hoşça vakit geçirtmek ve geçirmek arzusu ile yazılmış hikayelerden öte bir şey değil. Bu dünya yolculuğumuzda birbirimize hikayeler anlatıyoruz. Beğenenler birlikte yürümeye devam ediyorlar. Amaçsa bir farkındalık yaratarak önümüzden geçenleri görebilmek. Bakmakla Görmek arasındaki derin farkı vurgulamak veya izah etmeye çalışmak gücümüzce.Söylediklerimin altındaysa paylaşma arzusundan gayri hiç bir şey yok.

Yüzünüz hep ışığa ve sevgiye doğru olsun.

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin

© Petit Prince Template by Petit Prince For Petit Prince Blog