{ margin-top:0px; position: relative; top: -50px; }

Eksik Gelip Tamamlanmadan Gitmek

Yazar ali ikizkaya 23.06.2010 Circa

İnsan dünyaya eksik ve yapayalnız geliyor. Belkide bu yüzden eksiklerinin güçsüzlüğüyle üşüyerek ağlıyor. Peki, ya sonrası ?
Durmadan eksiklerini, olmadığını hissettiği parçaları tamamlama gayretiyle kendisini kendine en iyi, en yumuşakça, usulca anlatacak hikaye anlatıcılarını bulmaya çabalıyor. Torbasına engelli yaşamamak adına sevdiği, dokunabildiği, başkalarına göre pılı pırtı, kendine göre ise değerli bir sürü anı, kelime, nesne ve bolca hayal biriktiriyor. Kah görsel, kah işitsel. Batan.., ağlatan.., kanatan.. ve çook uzaklara götüren.. Dışardan bakılınca belki de, bir çöplük gibi gözüken..
Bu biriktirilenlerin içinde, darbeleri ve alıp götürme kabiliyetleri en yüksek olanlar ise şarkılar. Hele hele melodi ve söz birlikteliği tam ve can evinden olunca.. Benim için de Haris Alexiou hanımefendinin söylediği To Kima (Dalgaya) adlı parça sıkı sıkıya kavrayıp bırakmayanlardan bir tanesi. Beni öteki kıyıya, uzaklara ve rüzgarlı adaların fener burunlarına götürenlerden....




To Kima (Dalgaya)
müzik: giorgos theofanous
sözler: giorgos theofanous
Sadece bir saat yanında kalmak yeter
Anlamsız hayatıma devam etmem için

Burda yanımda olmadığına göre aşkım

Bilsen sadece bir kelimenin neler yapabileceğini

Ne kadar güç ve umut vereceğini

Aklımın fırtınasından kurtulmam için


Gel dalga, gel de al beni

Ve tekrar onun kollarına bırak

Gel dalga ve rüzgar

Onun kıyılarına bırak beni

Ama beni reddederse, açık denizde

Enkazım, bırak beni


Sadece kısacık bir an tüm zamanda
Versen bana mesafeleri yok etmem için
Sonra istersen kapını kaparım arkamdan
Bu gece herşey bir cinayet sahnesi gibi
Ne yöne gidersem gideyim, biliyorum
Kalbinin akışının tersine kürek çekiyorum

edit post

17 yorum:

  1. Zeugma on Haziran 23, 2010 dedi ki...

    Yunan müziğine ve Haris Alexiou'ya hayranım...
    Yazının üstüne harika gitti...
    Dediğiniz gibi alıp götürenlerden..
    Paylaşım için teşekkürler Ali Bey!
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  2. Ali İkizkaya on Haziran 24, 2010 dedi ki...

    Sevgili Zeugma !
    İnsan ruhunun bir ikliminin ve bu iklime uygun kostümleri olduğuna inananlardanım ben. Bir de bu iklimin şarkıları var. Bu şarkı da benim için suyun öteki tarafında kalmış eksik parçamı özlemek adına sevdiğim parçalardan bir tanesi.
    Sevdiğine sevindim. Teşekkür ederim.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  3. Ali İkizkaya on Haziran 24, 2010 dedi ki...

    Sevgili Zeugma !
    İnsan ruhunun bir ikliminin ve bu iklime uygun kostümleri olduğuna inananlardanım ben. Bir de bu iklimin şarkıları var. Bu şarkı da benim için suyun öteki tarafında kalmış eksik parçamı özlemek adına sevdiğim parçalardan bir tanesi.
    Sevdiğine sevindim. Teşekkür ederim.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  4. Tarki on Haziran 24, 2010 dedi ki...

    Ali abi,
    Uzun zamandır gördüğüm en güzel resim, müzik, yazı üçlemesi olmuş.
    Eline yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
  5. ŞANSLI on Haziran 25, 2010 dedi ki...

    Sevgili Ali İkizkaya
    Uzaklara gitmekte haklısınız.
    Bende yakınlarda kalmadım.
    Çok güzel bir müzikti.Bir çok kez dinledim.
    Sözlerini bile okumadan ne anlatmak istediğini anlatanlardan.Ayrıca sözler çok güzel.
    Paylaşım için teşekkür ederim.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  6. aysema on Haziran 25, 2010 dedi ki...

    Yorgunluğumu attım, dalgalarla serinledim, müzikle dinlendim, gidiyorum. Giderken sevgilerimi bırakıyorum...

    YanıtlaSil
  7. Ali İkizkaya on Haziran 25, 2010 dedi ki...

    Sevgili Tarki !
    Beğenmene sevindim. Uyumu betimlemen hoşuma gitti bilesin.
    Sevgiyle.. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  8. Ali İkizkaya on Haziran 25, 2010 dedi ki...

    Sevgili Şanslı !
    Ne güzel bulup yakalamışsın. Anlamak için Yunanca bilmeye gerek yok. Öyle bir parça ki, hissediyor insan. Kayıtsız kalamıyor içi ve ruhu insanın.
    Hissettiğin için teşekkürler. Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  9. Ali İkizkaya on Haziran 25, 2010 dedi ki...

    Sevgili Aysema Hocam !
    Ne mutlu bana ki biraz huzur biraz serinlik verdim size. Ziyaretinize değdiğine göre içim hoş oldu bilesiniz.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  10. Demli Hayat on Haziran 27, 2010 dedi ki...

    Beğendim...
    Güzel tınıları çok severim..

    "Bilsen sadece bir kelimenin neler yapabileceğini
    Ne kadar güç ve umut vereceğini
    Aklımın fırtınasından kurtulmam için"


    Bazen bir kelime, biz müzik, bir an, bir resim, bir insan, bir şey, ... yetiyor...

    YanıtlaSil
  11. Çınar on Haziran 29, 2010 dedi ki...

    Şimdi; o çay bahçesinde, elimde sigaram ve çayım ayaklarımı uzatmış, gözlerim kapalı, denizden esen hafif rüzgara kendimi bırakmış aynı müziği dinliyor olmak isterdim

    İyi geceler Ali Kardeşcim

    YanıtlaSil
  12. Ali İkizkaya on Temmuz 01, 2010 dedi ki...

    Sevgili DemliHayat !
    Ne güzel bir yere dikkatin çekilmiş mısralarda.
    Tek bir kelime arar insanın kalbi, yoklukla varlık arasında gidip gelirken.
    Ne güzel yazmışsın ellerine sağlık.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  13. Ali İkizkaya on Temmuz 01, 2010 dedi ki...

    Sevgili Çınar Hanımefendi Kardeşim!
    O çay bahçesi yada tavernanın ismi Electra ve Mikonos adasının yalı boyunda. İnşallah bir gün hep beraber oturur çaylar içeriz, ferah sohbetler ederiz. Şarkılar söyleriz.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  14. ŞANSLI on Temmuz 08, 2010 dedi ki...

    Kandil vesilesiyle bu güzel müziği tekrar dinledim.
    Nice kandillere inşallah hep beaber.
    Kandiliniz kutlu olsun.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  15. Ali İkizkaya on Temmuz 09, 2010 dedi ki...

    Sayın Şanslı Hanımefendi !
    İçerde helva yapıyordum, duymamışım. Özür dilerim. Efendim ! Sizin de mübarek kandilinizi tebrik ederken bugün ve bu gecenin siz ve sarman oğlunuza hayırlar getirmesini temenni ederim...
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  16. asyaselda on Temmuz 16, 2010 dedi ki...

    tamamlanmadan gitmek....
    bu olsun istemiyorum hiç,hemde hiç...

    YanıtlaSil
  17. Bence bu bloga devam etmelisin. Çok güzeldi, hafızamda bıraktığı tat hala canlı.

    YanıtlaSil

Sevgili Okuyucu!
Burada yazılanların tamamı birbirimize kimi zaman buruk kimi zaman ise hoşça vakit geçirtmek ve geçirmek arzusu ile yazılmış hikayelerden öte bir şey değil. Bu dünya yolculuğumuzda birbirimize hikayeler anlatıyoruz. Beğenenler birlikte yürümeye devam ediyorlar. Amaçsa bir farkındalık yaratarak önümüzden geçenleri görebilmek. Bakmakla Görmek arasındaki derin farkı vurgulamak veya izah etmeye çalışmak gücümüzce.Söylediklerimin altındaysa paylaşma arzusundan gayri hiç bir şey yok.

Yüzünüz hep ışığa ve sevgiye doğru olsun.

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin

© Petit Prince Template by Petit Prince For Petit Prince Blog