{ margin-top:0px; position: relative; top: -50px; }

Piramit Pasta-II

Yazar ali ikizkaya 27.05.2009 Circa

Yemek bittikten sonra sofrayı toplamak için annesine yardım etti. Mutfakda bulaşık yıkayan annesini seyretti sandalyede oturarak. Annesinin kendisiyle konuşmasını yada bir soru sormasını bekliyordu. Annesi bir ses çıkarsa Cicoz'u izin almadan eve getirdiğini söyleyecek ve annesinin gönlünü alarak kedisi için olur bekleyecekti. Boynu eğik, annesinin katı sessizliğinden korkmuş mutfaktan çıkarken "İyi Geceler Anne" dedi usulca. Peşi sıra gelen sessizliği ikisi de bozmadı. Babası annesine seslenirken Cicozu odasına götürmesini işaret etti. Kedisi sanki anlamış gibi hiç ses çıkarmamıştı o ana kadar. Koltuğun altına uzanıp kedisini kutunun içinden aldı. Sanki anlayacakmış gibi susmasını işaret edip odasına süzüldü. Arka bahçeye bakan odasının balkon kapısından ay ışığı içeriye süzülüyordu. Cicozu yatağının üzerine bıraktı. Gözlerinin karanlığa alışması için bir süre bekledi. Odanın ışığını açmak yerine karanlıkta olmak istiyordu. İçi, yüreği, çocukluğu kırıktı. Annesi onunla konuşmuyordu. Kendisini yok sayıyordu. Yatağın ayak ucuna doğru kedisi yumuşak bir yer buldu ve kıvrıldı. Kendisi de Cicoza yakın olmak için yatağa ters uzandı. Yanağını kedisinin yanağına değdirdi. İkisi de mutlulardı. Annesinin kontrole gelme gibi bir huyu yoktu. Rahattı artık. Birlikte ay ışığını seyrediyorlardı. Aklına dünya seyahati yapan yedi deniz gezmiş denizcilerin gördüğü tropik ada kumsalları geldi. Palmiyeleri, hindistan cevizi ağaçlarını ve onların yaprakları arasından esen rüzgarları düşündü gözlerini kapadığında. Özgül Halasının ona okuduğu Tintin de ki Karabudjan adlı gemiyle gitmişti oralara. Halasını çok seviyordu. Belki de sevgiden de öte halasına aşıktı ve hep öyle kalacaktı. Bildiği tüm yeni yerleri, keşifleri, maceraları, hikayeleri hep halası öğretmişti. Halasını ve onun yüz hatlarını düşündü bir an için. Uzak, rüzgarlı korsan denizlerinde yitip gittiler uykulara her ikisi de.
Sabah erken saatlerde Cicoz uyandırdı onu yatağın kenarını tırmalayarak. Oda kapısını aralayıp evi kontrol etti. Babası çoktan hastahaneye gitmiş olmalıydı ve evde hiç bir hareket yoktu. Kedisini kucağına alıp kapı önüne bıraktığında bakkaldan dönen annesi merdivenleri tırmanmayı bitirmişti. Gözleri annesinin gözlerine istemeyerek dokundu. Annesinin gözlerindeki şiddeti ve ateşi gördü. Her şey iyi gidiyordu ama küçücük lüksü bitmiş. Kabus başlamıştı. Vucudunu ateşlerin sardığını hissetti. Kulakları alev alev yanıyordu. Annesinin yüzünde o hep sevdiği denizleri allak bull
ak eden fırtınalar esiyor, şimşekler çakıyordu. Saçlarını tarayıp, kendisine elbiseler diken ve "Büyük Aşkı" olduğunu söyleyen kadın, şimdi şevkat yerine korkutan bakışlarla süzüyordu onu. "İçeriye" emrini duyduğunda yine paspasın üzerindeydi. Arkasını dönüp içeriye girdi. Salonun ortasında duruyordu her zaman olduğu gibi. Annesi kapıyı kapatıp elindeki ekmekler ile karşına dikildi. "Neden bunu yaptın. Sana Ne Söylemiştim ? ha ?" sorusuna; "Anne! Onunla Birlikte Uyumak İstedim. Cicozu Seviyorum. Benim Kedim O" cevabı biterken suratına bir tokat aşk etti annesi. Sadece bir gözü ağladı o anda. Annesi kontrolden çıkmıştı. Sürekli "Neden ha? Benim Sözüm Neden Dinlenmiyor" diye bağırıyordu.Cevap verse de vermese de annesinin o sonu gelmeyecek mübarek dayak seanslarından birinin daha başladığını anlamıştı. Artık hiç bir yere kaçmayacaktı. Nasıl olsa bulup çıkartıyordu. Onlarca kez denemişti ama nafileydi. Aşk'ı olduğunu söyleyen kadın yine Aşk'ını dövecekti.



Photo:James Axford(C)
Devam Edecek

edit post

0 Yorum Yapılmış Piramit Pasta-II İçin

Yorum Gönder

Sevgili Okuyucu!
Burada yazılanların tamamı birbirimize kimi zaman buruk kimi zaman ise hoşça vakit geçirtmek ve geçirmek arzusu ile yazılmış hikayelerden öte bir şey değil. Bu dünya yolculuğumuzda birbirimize hikayeler anlatıyoruz. Beğenenler birlikte yürümeye devam ediyorlar. Amaçsa bir farkındalık yaratarak önümüzden geçenleri görebilmek. Bakmakla Görmek arasındaki derin farkı vurgulamak veya izah etmeye çalışmak gücümüzce.Söylediklerimin altındaysa paylaşma arzusundan gayri hiç bir şey yok.

Yüzünüz hep ışığa ve sevgiye doğru olsun.

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin

© Petit Prince Template by Petit Prince For Petit Prince Blog