{ margin-top:0px; position: relative; top: -50px; }

KÜÇÜK KIZ ve SORUSU

Yazar ali ikizkaya 15.11.2010 Circa

Migros'un tam karşısındaki belediye dükkanlarından birinde faaliyet gösteren Yakamoz lokantasının sahibesi hanımefendi hem mantı hem de çiğ börek yapıyor. Dükkanların tam üstünde de köyün merkez camii var. Vakit, gün batımını bitirmiş, geceye telaşlı saatlerde. Lokantanın önünden geçen bay, mantı olup olmadığını içeriye seslenerek soruyor. Var olduğuna dair cevap alınca da eliyle dönüşte uğrayacaklarını belirten bir hareket yapıyor lokanta sahibesine.
Migrostan alış verişlerini yaparak çıkıp gelen ve az önce mantı sormuş beyefendi, ailesiyle birlikte uçtaki masalardan birine oturuyor. Anne, baba ve biri erkek diğeri kız çocuktan oluşan neşeli bir aile. Babanın önceden mantı sormasına rağmen hepsinin tercihleri çiğ börek ve ayrandan yana. Ağabey annenin, küçük kız da babasının karşısında oturuyor. Herkes aşkıyla karşı karşıya. Ezanın okunuşunda masa sessizleşiyor. Susuyorlar..

İlk çıkan çiğ börek, küçük kıza servis edilse de anne tabağı kendi önüne çekerek bıçakla küçük parçalara ayırdıktan sonra tekrar küçük kızın önüne koyuyor. Küçük kızın vücudunda hareket etmeyen tek bir nokta yok hemen hemen. Beline kadar uzanan altın sarısı başaklarla dolu, sonsuz ve gizemli bir tarlanın girişine davetiye çıkaran pırıltılı, zümrüt yeşili bir çift göz, sürekli dikkat noktasını değiştiriyor. Güzelim başını taşıyan bedeni, bir tür güç üretim merkezi sanki. Bir yandan yiyiyor, bir yandan da lokantanın yanaşma kedileri Minik ve Gece'ye çiğ böreğinden veriyor. Kedilerin, verdiklerini yemesini izlerken kenardan sokulan başka bir kediyi daha besleme telaşına düşüyor. Bense onun daha bu yaştaki annelik güdüsüne hayran bakıyorum ona. Çatalına taktığı yeni bir parça böreği ağzına götürürken babasına soruyor;


"Baba.. ! Babaa.. ! Kurtlar Camiye Giremez Değil mi ?"


Babası, ağzındaki lokmayı çiğnemeyi durdurarak kurtların camiye giremeyeceğini teyit için "Giremez" diyor küçük kızına.
Gözleri parlayan enerji kütlesi küçük kız yüreğindekini anlatan bir cümle kuruyor o anda.

"Baba ! Tamam. Koyunlara söyleyelim yarın camiye saklansınlar."


İki damla yaşa patlıyor bana, bu bitmez enerji topu küçücük sarışın kız. Olsun varsın. Onun gibi çocuklar hep olsun. Zira hayvan ve doğa sevgisi dolu yüreğinin arzusu ve bulduğu çözüm yüzyıllar boyu kafa patlatmış alimlere ders olacak nitelikte.

Sevgili Küçük Sarışın Kız !
İsterim ki yıllar sonra, sen bir hanımefendi olduğunda tekrar yollarımız kesişir. Yıllar önce kaybettiğim minik kızın ve senin yüreğindeki soruya dostum tilki akıllı bir cevap bulur .. Ve koyunlara bir şey olmaması için dünyanın tüm duvarlarına insanların içini yumuşatacak sevimli koyun resimleri çizeriz birlikte. Umarım, sana garip gelmemiştir bu isteğim. Çölde, uçağı düşmüş bir pilottan ısrarla güzel bir koyun çizmesini isteyen ve uzak bir gezegenden gelmiş bir çocuktan da ancak bu kadarı beklenebilir ...



edit post

16 yorum:

  1. Ali Bey yazinizla yuzumde bir gulumseme olustu hernekadar vegeteryan olmasamda.
    Dun sizin bloglarda biraz gezinti yaptim okuldayken yaptiginiz kacamagi ve yaramazligi okudum, gulmemek elde degil cok kurnazmisiniz sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  2. Bayram öncesi okuyabileceğim en güzel, en hüzünlü öykü. Bir de sizin gibi birebir yaşadığımı düşünüyorum da olayı... Herhalde o küçük kızı sımsıkı kucaklar,öper, bırakmazdım epey...
    Umarım ve dilerim ki o küçük kız, sevgi dolu yüreği hiç bozulmadan büyür. Hiçbir etkenle bozulmadan...
    Aktaran kaleminize sağlık sevgili Ali Bey...

    Sevgi ve saygıyla...

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Devletnur Hanımefendi !
    Yani ben isminizi yazarken pek bir duygulanıyorum. Kızım olsaydı bu adı verirdim.
    Ali nin ne menem bir afacan olduğunu tespit etmişsiniz. Yandık mı desem ?.
    Olsun, severek okuduğunuza memnun oldum. Umarım gelecekte de yanıltmam sizi. Yaşanmışları hikayeleştiriyorum sadece. Boş geçen yaşantımdan izler kalsın çabası benimkisi. Kurnazlıktan ziyade cesaretti yaptıklarım, o günlere geri dönüp baktığımda. İnşallah yine yüzünüzde tebessümler bırakırız.
    Size, eşinize, prensinize ve evdeki çoluk çocuk börtü böcük herkeslere buralardan selamlar ve sağlıklı, neşeli bayram dileklerim ile...

    YanıtlaSil
  4. Sevgili Zeugma !
    Bayram için yada bayramda yazmayacaktım. İş çıkışı içilen bir çorba zamanına ne kocaman şeyler ve derin hayat muhasebeleri sığdı tahmin edersin. İnsan hafızasının muhteşemliğine inanmamak mümkün mü?.
    Satır aralarına sakladıklarımı meraklı ve aceleci bir kız edasıyla hemen bulup çıkarmışsın. Gördüğün gibi kanayan ve kabuk bağlamayacak yaralar var içlerinde. Zaten bağlamasında. Belki de böyle ödüyorum bedelini. Ve ödemeye de devam etmeliyim.
    Umarım bu sarışın cadı, dilediğin gibi el değmeden pırıl pırıl yürür geleceğe.
    Teşekkür ederken Sevgiyle diyorum.

    YanıtlaSil
  5. Merhaba Ali,
    Kucuk bir cocugun bunlari dusunup soylemesi cok ibret verici. Diger yandan ise cekistirilen ve sonra da ittire kaktira kurban edilen hayvanlar bunlari da insanlarin buyumus versiyonlari yapiyor...cok ibret verici bir gozlem olmus seninki.
    Mutlu bayramlar.

    YanıtlaSil
  6. Sevgili Ali İkizkaya!
    Benim her zaman söylediğim üç şey var.Sevgi sevgi sevgi:)Sevgi verilen bir çocuk mutlaka yüreğinde sevgi besliyor.Sizin yazınızı okuyunca bilakis çok mutlu oldum.Yüreğime ümitler serpildi.Böyle çocukların var olduğunu düşündükçe gelecek için ümitleniyorum.Paylaşım için teşekkür ederim.
    Sevgiler:)

    YanıtlaSil
  7. ahh yakamoz mu dediniz? birde çiğ börek mi yapıyormuş orası?
    aceleden neleri kaçırmışım. bayram sonuna kadar kalmalıymışım.
    kolaymı 800km git gel! neyse..

    kurbanlarda ete böyle saldırmaları adlandıramıyorum.
    umarım adam oluruz..
    mutlu bayramlar diliyorum.

    YanıtlaSil
  8. Sevgili Biraz !
    İnsan olma kültürü, doğayı ve içindeki canlıları sevebilme kabiliyeti daha ufacıcık yaşlarda onun yüreciğine işlenmiş. O masada dikkatimi çeken bir şey de, minik kızın anne babası kedileri böreğinden verdiği için ne ona kızdılar, ikaz ettiler ne de hayvanları kovaladılar. Güzel anneler, güzel babalar ruh asili çocuklar yetiştiriyorlar bu dünyaya. Sonra da o çocuk senin dediğin koca adamların yaptığını görünce ikileme düşüyor, bu dünya ona çok acı veriyor.
    Ziyaretin ve yorumun beni hep çok sevindiriyor bilesin.
    Teşekkür ve sevgilerim ile...

    YanıtlaSil
  9. Sevgili Şanslı !
    Herşeyden hoş geldin bayram günü. Ne güzel yazmışsın SEVGİ diye. Ben SEVGİ yle öldürenler bile biliyorum. Hani şu kedileri mıncıklamak gibi. Çok seviyodum elimde öldü. SEVGİ nin bile dozu önemli.
    Az sayıda var ama bizim milletimizde de çıkıyor hayvanseverler. Yabancılarda bu ortalama çok yüksek. Ümit ettiğin gibi böyle çocuklardan güzel çocuklar olacak inşallah.
    ŞANSLI ya da iyi bayramlar derken sevgiyle ....

    YanıtlaSil
  10. Sevgili Zeynep Hanımefendi !
    Sormayın sona saklamıştık sizler kaçıverdiniz. Amam söz bizim köye gelince börekler benden. Neşeyle yer keyfini yaparız.
    Sanki et görmemiş gibi saldıran bir millet. Bir parçayı bile fukaraya vermiyorlar. Maksat farklıda görüntü böyle olsun.
    Tekrar her ikinize de iyi bayramlar. Sevgiyle ....

    YanıtlaSil
  11. Afacan Ali'yi cok sevdim bende az degildim yani kucukken, Bana hitap ederken sizde beni duygulandiriyorsunuz, Ali bey eger bir kiz cougunuz olsaydi eminim babasinin kollarinda guven huzur umutla buyuyecekti ve cesaretli bir kiziniz olacakti, bir kiz cocugum olmadi diye de uzulmeyin sakin, Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  12. Sevgili Devlernur Hanımefendi !
    Vallahi afacan bir kıza rastlamayalı epey oluyor. Artık ne denir? Hanımefendinin eli tutulmaz. Bir hikaye de sizden dinlesek mi acaba ?.
    Haklısınız keşke olsaydı dediğiniz gibi bir kız çocuğum. Bildiklerimi de ona öğretmek, öğretirken onunla yeniden afacan olmak ve yeni şeyler öğrenmek. Ona verilecek şevkat, sevgi ve güvenle geriye bırakabileceğim kocaman bir izim olsun istedim. Üzülmemek elde mi ?. Olsun buralarda okuyan, Abi diyen kız kardeşler var. Öyle böylede olsa yuvarlanıp gidiyorum. Olsaydı eğer AMACIM olurdu.
    Aman dikkat TV5 testereli manyaktan bahsediyordu... Hani şu sinema çıkışı ortaya çıkıvereni...
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  13. Naifliğin, hiçbir tanımlamaya ya da açıklamaya ihtiyaç duymayan hali bu olsa gerek!

    YanıtlaSil
  14. Sevgili Nouvelle !
    Onun adına senin bu ince iltifatını alıyor ve ona bir gün verilmek üzere saklıyorum.
    Naiflik aynı senin mutluluğun tarifine gerek bırakmayan kedi yavruların gibi.
    Böyle bakmamıştım. Haklısın !. Naif olacağı kesin. Hem naif olacak ve çokta acı çekecek, bu gezegene ait olmayan bir çiçek gibi.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  15. Minik kızın sevgi dolu yüreği incinmesin kırılmasın umarım hayat boyu. Gülümseyerek okudum yazınızı içim ısındı Ali Kardeşcim, geleceğe dair yeni umutlar yeşerdi yüreğimde. Sizin de gören yüreğinize sağlık.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  16. Sevgili Çınar Kardeşim !
    Ziyaretin Ali Kardeşini sevindirdi. Ben de senin gibi o küçük kızın yüreciğinin incinmesini istemiyorum. Umarım da olmaz. Ve seni ümitlendiren o güzel nesil geliverir.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil

Sevgili Okuyucu!
Burada yazılanların tamamı birbirimize kimi zaman buruk kimi zaman ise hoşça vakit geçirtmek ve geçirmek arzusu ile yazılmış hikayelerden öte bir şey değil. Bu dünya yolculuğumuzda birbirimize hikayeler anlatıyoruz. Beğenenler birlikte yürümeye devam ediyorlar. Amaçsa bir farkındalık yaratarak önümüzden geçenleri görebilmek. Bakmakla Görmek arasındaki derin farkı vurgulamak veya izah etmeye çalışmak gücümüzce.Söylediklerimin altındaysa paylaşma arzusundan gayri hiç bir şey yok.

Yüzünüz hep ışığa ve sevgiye doğru olsun.

Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin

© Petit Prince Template by Petit Prince For Petit Prince Blog